BOLU – ALADAĞ

Bolu dendiğinde kampçıların aklına ilk olarak Yedigöller Milli Parkı gelir. Evet, Yedigöller güzeldir ve sabah çadırınızdan kafanızı çıkarttığınızda tur otobüslerinden inen yüzlerce insanla göz göze gelmek istiyorsanız harika bir tercihtir! Bolu şehir merkezine 40 kilometre mesafedeki Aladağ’a gelenlerse çoğunlukla kamp yapan sporcular, göletteki sazanların peşindeki balıkçılar ve ara ara sefere çıkan izcilerden oluşur. “Elvan Abeylegesse’yi burada kamp yaparken ayı kovalamıştı” efsanesini duyduysanız bu hikayenin gerçeklik barındırdığını söylemeliyiz. Zira buranın asıl sahipleri ayı, tilki, kurt, domuz gibi yaban hayvanlarıdır.

Aladağ Göleti boyunca bir milli park düzenlemesi var, girişte bir ücret ödüyorsunuz ama pek bir hizmet alacağınızı düşünmeyin. “Paramın karşılığını mutlaka alırım arkadaş!” kafasındaysanız üç beş piknik masasını ve tuvaletleri kullanabilirsiniz ama biraz daha içerilere girip ister göl kenarında ister orman içindeki düzlüklerde dünyadan izole bir şekilde kamp kurmak daha güzel olur. Kayın, gürgen, meşe, sarıçam, dişbudak, ıhlamur, kızılağaç, karaağaç Aladağ ve civarındaki hakim ağaç türleri arasında geliyor. Rakım yaklaşık 1200 metre. Yani yazın da gelseydiniz, yine üşüyecektiniz! Dert etmeyin, sağlam ekipmanla gelin, harika bir kamp yapın.

YENİCE ORMANLARI

“Kamping alanı istemem, milli park düzenlemesi olmasın, başka kampçı görmeyeyim yeter” diyorsanız Yenice Ormanları’na hoşgeldiniz! Yalnız ekibe “Abi buraya ayı gelir, kurt iner. Ben korkuyorum” diyen arkadaşlarınızı almazsanız iyi ederseniz. Zira Karabük’teki Yenice Ormanlarını ekosistem o kadar yoğun ve kıymetli ki Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) burayı korunması gereken 100 kırmızı noktadan birisi olarak ilan etti.

Yenice Ormanları’nda Eğriova Göleti, Sorgun Yaylası, Kent Ormanı, Şekermeşe, Darıyazısı gibi alanlarda kamp kurmak mümkün. Yenice Belediyesi’nin hazırladığı yürüyüş parkurları projesi kapsamında tam 396 kilometrelik rotalar oluşturulmuş ve bu yollar tabelandırılmış. Türkiye’nin en büyük blok ormanı olarak kabul edilen bu bölgenin güneye bakan bölümü sandal ve çam, kuzey tarafıysa sarı-beyaz ıhlamur ağaçlarıyla bezeli. Arboretum alanında çevreleri 2 ile 7, boyları da 18 ile 30 metre arasında değişen anıt ağaçlar var. Burada Istıranca meşesi, Kafkas ıhlamuru, dağa karaağacı, akçağaç, porsuk gibi ağaçlar bulunuyor. Bu kadar büyük bir ormanda kamp kuracak birisinin aklında “Acaba yağmur yağar mı?” diye bir soru kalmamış olacağını umuyoruz!

ÇAMKORU TABİAT PARKI

Ankara’dan çok değil, sadece 110 kilometre yol katedip Çamkoru Tabiat Parkı’na gelmeniz mümkün. 215 hektar büyüklüğündeki bu alanda kamp kurabilir; meşe, titrek kavak, gürgen, göknar ve geyikdikeni ağaçları arasında yürüyüşler yapabilir; kurt, çakal, tilki, tavşan, yaban domuzu, geyik ve birçok kuş türünü gözlemlemek için pusuya yatabilirsiniz! Çamkoru Göleti’ndeyse gökkuşağı alabalığı yaşıyor. “Ankara’da böyle doğal güzellikler genelde bilinmez. Ankara genelde ormanı hiç olmayan bir il gibi düşünülür” diyor Ankara Orman Bölge Müdürü Mustafa Özkay. “Biz Ankara halkını, vatandaşlarımızı bu alanlarda gezmeye ve dinlenmeye davet ediyoruz. Bu ormanlar milletimizin, kullanan herkesin.” Çamlıdere ilçesine yaklaşık 10 kilometre mesafede bulunan parkta piknik ve motor sporları yapmak da mümkün. Parkta Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir de izcilik kampı bulunuyor. Kısacası Çamkoru emin ellerde!

BOZDAĞLAR

Güzel İzmir’in tarihi ilçesi Birgi’nin 22 kilometre kuzeyindeki Bozdağ yazın serinlemek, sonbaharda da doğanın tadına varmak isteyenleri ağırlayan bir doğa sporları merkezi haline gelmiş durumda. Kampçılar dışında, trekking’ciler, dağcılar ve yamaç paraşütçüleri de Bozdağ’ı mesken tutuyor. 1150 metredeki Bozdağ adını Batı Anadolu’nun en yüksek dağlarından alıyor. Bozdağlar’ın zirvesi bin metre daha yukarıda. Dağ sırası 170 kilometre boyunca uzanıyor. Bu da, pek çoğu endemik olan bitki türleri arasında uzun yürüyüşler ve kamp yapma şansına sahipsiniz demek. Ağırlık meşe ve çam türlerinde. Kampçıların en çok sevdiği yerlerin başında Gölcük Yaylası ve göl civarı geliyor. Bozdağ Yaylası ile beraber Kılıç, Ayvacık, Subatan, Başova yaylaları da dağ silsilesinin diğer geniş düzlükleri. Sonbaharın sonlarında kar kampı yapma ihtimalini de düşünüp hızlı hareket edin!

ARTVİN

Kamp yapılacağı zaman birkaç saatte ulaşılabilecek noktalar göz önüne alınıp plan yapılır. Bir ya da iki gece kalınıp dönülecek bir yer için kimse uzun yolculukları tercih etmez. Ama bazı yerler vardır ki bu kararı alanları pişman eder. O büyüleyici bölgelerden birisi de Artvin. Türkiye’nin en yeşil bölgesi kabul edilen kentin civarındaki doğal alanlar kampçılar ve doğa yürüyüşçüleri için inanılmaz değerler barındırıyor. Tamam, en yakın havaalanı olan Erzurum Havaalanı bile 203 kilometre mesafede ama Kafkasör Yaylası, Şavşat Karagöl, Borçka Karagöl, Hatila Vadisi Milli Parkı ve Türkiye’nin gerçek yeşil denizi Maçahel uzun ve zorlu bir yolculuğa değecek güzellikteler. Sizde bir ya da iki gece konaklamayı düşünmeyin, bir haftanızı doya doya bu güzellikler arasında geçirin. O zaman yolda harcayacağınız süre de anlamlı hale gelir

Benzer Yazılar::