Gelidonya Feneri –  Antalya’nın Akdeniz’de ki En Son Noktası 

Ülkemiz kıyılarında çeşitli tip ve özellikler taşıyan 354 fener bulunuyor. Bunlardan 73’ü Akdeniz de bulunuyor ve birinin adı da Gelidonya Feneri.  Antalya’nın Akdeniz’de ki en son noktası olan Gelidonya Feneri, 1936 yılında hizmete açılmıştır. Gelidonya Feneri, Türkiye kıyılarının en yüksek feneri olup 227 m yükseklikte ki fener denizden 3 km içeride yer alıyor. Dünyanın en güzel 10 yürüyüş rotasından biri olarak kabul edilen Likya Yolu üzerinde bulunan fener ayrıca Türkiye’nin de en güzel yürüyüş parkurlarından biri olma özelliğini de taşıyor. Bu genel bilgileri verdiğimize göre artık asıl konumuza dönebiliriz. 🙂

 

Gelidonya Feneri’ne Nasıl Gideriz?
Gelidonya Feneri Adrasan ve Kumluca arasındaki Karaöz kasabası sınırları içinde yeşil ve mavinin kesişme noktası. Gelidonya Feneri’ne Karaöz’den 9 km’lik bir mesafe söz konusu. Bu 9 km’lik yolun 7 km’sini özel araçla gitmeniz mümkün.  Kalan 2 km’yi ise yürümek zorundasınız. Karaöz’e ulaşmak için önce Mavikent’e gelmeniz gerekiyor. Mavikent’e Antalya’ya bağlı Finike veya Kumluca’dan minibüsler kalkıyor. Finike-Mavikent arası 22 km’dir. Kumluca-Mavikent arası 10 km’dir.

Rota
13 km’lik, kayalık çıkışları olan, zor ve belirsizleşen işaretler sebebiyle dikkatli gidilmesi gereken bir parkur. Fenerin arkasındaki işareti takip ederek patikadan yukarı doğru tırmanılıyor. Yaklaşık 1-1.5 saat kadar süren bu tırmanıştan sonra tepeye ulaşıyorsunuz ve tepeden sağa doğru ilerleyen patika sizi bir uçurumun kenarından geçiriyor. Daha sonra çam ormanına giren patika açık bir araziyi geçtikten sonra, bir sırtı dolanarak tekrar yükselmeye başlıyor ve sizi ikinci bir zor kayalık çıkış bekliyor. Sonra tekrar çam ormanının içine giren patika erozyonlu bir bölgeden devam ediyor. Bu bölgede devrilmiş ağaçlar yüzünden işaretleri kaybedebilirsiniz. Toprak kayması yüzünden zorlu bir iniş sizi bekliyor. Erozyonlu bölgeyi geçtikten sonra büyük bir kaya göreceksiniz. Patikayı takip ettiğinizde Adrasan Koyu’nu uzaktan görebileceğiniz vadinin başına geleceksiniz. Vadiden inerken yolunuzun üstüne terk edilmiş bir devekuşu çiftliği çıkacak. Burada bir çeşme bulabilirsiniz. Buranın çıkışında traktör yoluna bağlanıyorsunuz. Bu yol sizi yarım saat içinde Adrasan Koyu’na indirecektir.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bu rotanın ilk 10 km’sinde su bulunmamaktadır. Kayalık bölgenin çıkışı bir hayli yorucu. Bu yüzden yola olabildiğince erken saatte başlamakta fayda var. Aksi takdirde tam öğlen güneşi altında bu zor yerden geçiyor olabilirsiniz. Ayakkabı tercih ederken, mutlaka bileği saran bir ayakkabı seçmeye özen gösterin. Fener yanında birde kuyu bulunmakta. Ben suyunu içmedim fakat içilebilir olduğu iddaa edilmekte.

Bölge kamp için de oldukça ideal. Hem trekking için hemde kamp kurmak için harika bir lokasyona sahip. Fenerin önünde, 2004 Güneş tutulmasını izlemeye gelen Amerikalılar tarafından bekçiye yaptırılmış bir çardak mevcut. Bu çardak gün batımını seyretmek için ideal bir yer.  Ayrıca kamp kuracaksanız da çadırı kurmak için mantıklı bir seçenek gibi. Fenerin kötü yanları da yok değil. Mesela henüz elektrik çekilebilmiş değil. Bu da kamp kuracaklar için ufak bir handikap oluşturabilir belki. Asıl büyük handikap ise bölgede ki akrepler. Hava serinlediğinde bolca karşılaşmak mümkün. Bu yüzden bir şehir efsanesinden (Bodrum evlerinde ki mavi boyanın hikayesi) yola çıkarak kamp esnasında oturacağınız yer için yanınızda mavi renkte branda vb. bulundurmanızı tavsiye edebilir. Tabii bir uyarımız daha var. Karanlıkta ki fener ışığı doğal olarak sineklerin ve böceklerinde ilgisi çekebiliyor. Zaten Antalya’nın sineklerini duymuş olmanız olası. Yanınıza kesinlikle böceklerden korunmak için ilaç vs. alın derim. Yinede saydığımız bu olumsuz nedenler bile ülkenin en güzel manzaralı fenerini görmeye ve fırsat varsa kamp yapmaya engel olmamalı.

Benzer Yazılar::