Asya ve Avrupa’nın, Ege Denizi ile birbirinden ayrıldığı benzersiz coğrafyada Çanakkale, binlerce yıllık tarihi zenginliği, kültürlerinde barındırarak efsanelere ve mitolojik hikayelere ev sahipliği yapmış Türkiye’nin nadide illerinden bir tanesidir.
Çanakkale Boğazı, Avrupa yakasındaki Gelibolu Yarımadası ile Asya yakasındaki daha geniş Biga Yarımadasını yeşil koylarla ve billur sarısı kumsallarla birleştirir. Doğal güzellikleri ve tesisleri ile ideal bir tatil merkezidir. Turistler boğazın lezzetli balığını, yörenin kaliteli şaraplarını, otantik yada modern restoranların servisleri eşliğinde tadabilir, kentin sahip olduğu güzelliklerin keyfini çıkarabilirler. Ayrıca güzelliğe düşkün olanlar, Çanakkale’nin mitolojiye göre Dünya’nın ilk güzellik yarışmasının anavatanı olduğunu öğrenmekten mutluluk duyacaklardır.

Bebek Kayalıkları: 

Bebek Kayalıkları

Bebek Kayalıkları

 

Türkiye’nin en çekici dalış noktaları arasındaki Bebek Kayalıkları, sizi sonsuz bir yolculuğa çağırıyor. Saros Körfezi’nin dalış noktalarından biri olan Bebek Kayalıkları’nda özellikle dalış deneyimi olanlar için uygundur. Bu noktada daldığınız an birçok rengin ve canlı türlerinin sonsuz mavi içerisinde büyüleyici güzelliğini sunacak.

Özellikle sualtı fotoğrafçılarının ilgi odağı olan Bebek Kayalıkları’nın mitolojik bir hikayesi de bulunuyor. efsaneye göre bu bölgede Agospatami Antik Kenti varmış, Altın Post anlamına gelen bu şehir çok önemli bir yerleşim alanıymış. Çünkü altın postu giyebilen biri ölümsüzleşirmiş. Bu sebepten dolayı bölge korsanlar tarafından sürekli baskına uğrarmış. Baskından kaçan halk, sesleri duyulmasın diye bebeklerini bu kayalıklara bırakırmış. Adını bu hikayeden alan Bebek Kayalıkları, Saros Körfezi tatilinizde size farklı heyecanlar yaşatacak ve dalış anınızda görsel bir şov sunacak.

Neandria Antik Kenti : 

Çanakkale-Ezine ilçesine çok yakın olan Neandria Antik Kenti’ne, ilçe merkezinin 20 kilometre uzaklığında olan Kayacık Köyü Çığri Dağı üzerinde bulunmaktadır.

Kent adını Helen dilinden almıştır ve genç adamın yurdu anlamına gelmektedir. Çanakkale’nin tarihi kalıntıları arasında olan Neandria Antik Kenti’nin ne zaman kurulduğu hakkında pek bir bilgi bulunmamaktadır. Fakat burada M.Ö. VII. Yüzyılla tarihlendirilen mezarlar bulunmuştur ve bu mezarlar kentin hangi dönemde kurulduğu hakkında fikir vermektedir.

Antik ketten ilk arkeolojik kazı 1867 yılında yapılmış olup ardından 1899 yılında bir Alman arkeolog tarafından kazı çalışmaları devam etmiştir.

Neandria Ören Yeri’nin çevresindeki surlar 3 kilometre uzunluğundadır ve surlar volkanik liparit taşlarla örülmüştür. Bunun yanı sıra kentin günümüze ulaşan 11 burcu bulunmaktadır.

Mavra Adası :

ozgurcetatil.com-mavra-adasi

Çanakkale’nin doğal güzellikleri arasında bulunan Mavra Adası’na Ezine ilçesinden Kumburnu Sahili’ne gidildikten sonra 45 dakikalık bir yolla ulaşılıyor.

Özellikle balıkadamların uğrak yeridir Mavra Adası. Yanınızdaki rehberinizle çıkacağınız tekne yolculuğunda deneyimli balıkçıların göstereceği ıstakoz yuvaları gezi listenizin en çekici detayları arasında olacak. Mavra Adası’nın en güzel manzaralarından biri de günbatımı… Saatler akşamı gösterdikçe gökyüzü mavi, mor, pembe ve kızıl tonlarında birer parçasıyla güneşin yok oluşuna sahne oluyor.

 

Alexandria Troas :

Çanakkale-Bozcaada’nın güneybatısında yer alan Alexandria Troas Antik Kenti, ilk kurulduğu dönemlerde ihtişamlı caddelere ve dev yapılara sahipti.

Anadolu ve Makedonya arasında önemli bir liman kenti olan Alexandria Troas, Büyük İskender anısına kurulmuştur. O dönemlerde 60.000 nüfusa sahipti bu antik şehir ve 8 kilometrelik surlarla çevrilmiştir. Üstelik Julius Caesar’ın bu kenti kendi imparatorluğunun yönetim merkezi olmasını planladığı hakkında bilgiler vardır.

Alexandria Troas Antik Kenti’nde detaylı bir arkeolojik kazı yapılmamış olmasından dolayı kentin birçok kalıntısı gün yüzüne çıkmamıştır.

Kestanbol Kaplıcası :

Kestanbol Kaplıcası

Kestanbol Kaplıcası

 

Çanakkale-Ezine’nin şirin bir bölgesi olan Kestanbol Köyü, sağlık turizmi açısından oldukça önemlidir.

Eski tarihlerden beri insanlığa sağlık açısından şifa olan Kestanbol Kaplıcası, yıl içerisinde birçok turistin ziyaret ettiği bir nokta olma özelliğini hala korumaktadır.

Kaplıcanın suyu 73 derece olup, suyunun içerisinde kalsiyum ve demir bulunmaktadır. Romatizma, nevrit, kadın hastalıkları ve solunum yolları hastalıklarına iyi geldiği bilinen Kestanbol Kaplıcası, Çanakkale tatiliniz için iyi bir tercih olacak. Hem güneşin tadını bol bol yüzüp serinleyerek çıkartabilir hem de kaplıca sularının içine tüm yorgunluğunuzu kısa bir sürede atabilirsiniz.

Ezine ilçesine 18 kilometre uzaklıkta olan Kestanbol Kaplıcaları doğanın içinde şifalı bir cennet sunuyor sizlere.

Çimenlik Kalesi :

em tarihin önemli olaylarına tanıklık etmiş hem de günümüzde tatil bölgesi olarak en çok tercih edilen tatil bölgelerinden biridir Çanakkale.

Gezilip görülmesi gereken tarihi yerleri fazlasıyla vardır.Çimpe Kalesi, Bayraklı Baba, Çanakkale Kent Müzesi,Gazi Süleyman Paşa Türbesi, Çanakkale Deniz Müzesi,Aynalı Çarşı ve Çimenlik Kalesi…

Çimenlik Kalesi, yani eski adıyla Kale-i Sultaniye Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır. 1452 yılında yapılan kale savunma amacıyla yapılmıştır. Üstelik bu tarihi kale 1915 yılında Çanakkale Savaşı’nda da savunma amaçlı kullanılıp sevk ve idari mevkii olmuştur. Çanakkale tatilinizde günlerinizi hiç sıkılmadan geçirdiğinizde Çimenlik Kalesi’ni de ziyaret etmeyi sakın unutmayın. Hem manzarası hem de uzaktan görüntüsü sizi kendine davet edecektir.

Kabatepe Orman Kampı :

Kabatepe Orman Kampı

Kabatepe Orman Kampı

 

Çanakkale’nin Eceabat ilçesinde bulunan Kabatepe, tatilinizin en güzel geçeceği sessiz, sakin ve kuş sesleriyle dolu vakitlerinize ortak olacak. Sıcaklıktan kaçmak istediğinizde serin denizi sizi kendine davet edecek ve her kulaç attığınızda mükemmel sahilin tadını bolca alacaksınız. Kuşların hiç eksik olmadığı ormanda sadece doğanın tadını çıkartmak yılınızın tüm yorgunluğunu alacak.

Kabatepe Orman Kampı’na ulaşım oldukça kolaydır. Şehirden kalkan otobüslerle ve minibüslerle gidebilirsiniz. Aynı zamanda karavanınızla yolculuk yapacaksanız, burada kolaylıkla konaklayabilirsiniz. Eşsiz bir güzelliğe sahip olan Kabatepe Orman Kampı’nda market ve lokanta da bulunuyor. Üstelik kamp yapanlar için banyo ve tuvaletler de mevcuttur.

 

Çanakkale Saat Kulesi :

Çanakkale’nin simgelerinden biri olan Çanakkale Saat Kulesi, turistler tarafından en çok ziyaret edilen yerlerden biridir. 1897 yılında ll. Abdülhamit döneminde yaptırılan Çanakkale Saat Kulesi’ne, yine dönemin Çanakkale İtalyan Konsolosu Vitalis Gaptirole’nin de katkısı olmuştur. Ayvalık kesme taşından inşa edilmiş olan saat kulesi, kare prizma tarzındadır.

Onarılıp turizme açılan Çanakkale Saat Kulesi detaylı bir restorasyon döneminden geçmiştir. Çanakkale’de tatil yapanların gezi listesine eklediği saat kulesinin ardından;Aynalı Çarşı’yı, Çimpe Kalesi’ni, Bayraklı Baba’yı, Biga Çayı’nı gezerek hem tarihi hem de doğa güzellikleri aynı tatil içerisinde yaşayabilirsiniz.

Aynalı Çarşı :

ozgurcetatil.com-aynali-carsi

Aynalı Çarşı – Çanakkale

Çanakkale’nin ünlü Çanakkale türküsünde adı geçen Aynalı Çarşı, yıl içerisinde yoğun bir ziyaretçi akınına uğramaktadır. 1890 yılında kurulan Aynalı Çarşı, Musevi Eliyau Hallio tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde hala önemini korumaktadır. İsmi ise kapısında bulunan aynalardan dolayı ve içerisinde cep aynaları satıldığı için Aynalı Çarşı olarak anılmasını sağlamıştır. Aynı zamanda Evliya Çelebi, eseri olan Seyahatname’de Aynalı Çarşı’dan bahsetmiştir.

 

Gökçeada Yıldız Koyu :

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde bulunan Yıldız Koyu bir sualtı cennetidir adeta.Genel yapısı çakıllı ve kayalıktır; fakat çekici suyu davet eden tavrıyla ilgi çeker.

Özellikte dalış için en uygun yerlerden olan Gökçeada Yıldız Koyu, çeşitli balıklar, kayaların kumları, böcekler ve kayalardaki renk cümbüşü unutulmayacak bir dalış sunuyor. Hayatınızda bir kere olsun bu bölgede dalış yapmak her şeye değer. Zaten bir kez dalış yaptığınızda bir daha vazgeçemeyeceksiniz.

Çimpe Kalesi :

Köklü bir tarihe sahip olan Çimpe Kalesi, Çanakkale’ninGelibolu ilçesinde bulunmaktadır. Çimpe Kalesi’nin Türk tarihinde de önemi oldukça büyüktür. 1356 yılında Orhan Bey döneminde alınan kale, Osmanlı Devleti’nin ilk kez Rumeli’de aldığı kaledir ve aynı zamanda Balkanlarda askeri üs olarak kullanılmıştır.
Çimpe Kalesi günümüzde hala önemini koruyarak ziyaretçilerin uğradığı bir nokta konumundadır. Gelibolu’da bulunan kaleden Saros Körfezi’ni ve Çanakkale Boğazı’nı görmek mümkündür.

Saros Körfezi :

Güneyde Gelibolu Yarımadası, kuzeyde Trakya bulunan ve üçgen görüntüsü altında doğanın en şahane göründüğü bir noktada yükselen Saros Körfezi, antik çağda Melas Kolpos olarak bilinirdi.

Ege Denizi’nin en tuzlu bölümünden biri konumundadır ve çevresinde yerleşme olan küçük adalar barındırır.

Derinliği en fazla Semendirek Adası ve Gökçeada arasındadır ve burada derinlik 1000 metreyi aşmaktadır. Bir özelliği daha vardır Saros Körfezi’nin; dünyada kendi kendini temizleyen beş körfezden biri olduğu söylenir. Tertemiz sularda doyasıya serinlemek herkesin hayalidir ve böyle nokta bulmak oldukça zor günümüzde. Saros Körfezi, saklanmış bir şiir gibidir adeta. Kendini şiire kendini veren insanlara açar. Kalp atışlarınızı kulağınızın içinde duyarsınız Saros Körfezi’ndeyken.

Gelibolu Yarımadası :

Gelibolu Yarımadası

Gelibolu Yarımadası

 

Çanakkale’nin il sınırları içerisinde olan Gelibolu Yarımadası, Çanakkale Boğazı’nın en güzel parçalarından biridir.

Tarihte önemli olaylara tanık olan bu yarımada, Çanakkale Savaşı’nda şehit düşen 60.000’den fazla askerin mezarları ve anıtları bulunmaktadır.

Tarihi sit alanı olarak adlandırılan mezar ve anıt bölgesi, özellikle her yaz fazlasıyla ziyaretçi ağırlar.

Eceabat ilçesinin hemen hemen hepsi bu yarımada ada bulunmaktadır. Gelibolu Yarımadası sadece tarihi açıdan değil turizm açısından da oldukça önemli bir noktadır. Sahip olduğu koylarda her yaz tatilcilerini ağırlamaktadır. Birkaç gününüzü ayırarak Gelibolu Yarımadası’nın güzelliklerine şahit olabilirsiniz.

Kilitbahir Kalesi :

Tarihi yapılarının yanı sıra köklü tarihini de yaşatmaya devam eden Kilitbahir Kalesi, Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul kuşatması sırasında yaptırılmıştır.

1452 yılında yaptırılan kale Çanakkale’nin karşısında olan Kilitbahir köyünde bulunmaktadır.

Ardından Kanuni Sultan Süleyman’ın isteği üzerine restore edilmiştir ve 1870 yılında Sultan Abdülaziz tarafından tekrar restorasyonu yapılmıştır. Papalık Donanması’nın Bizans İmparatorluğuna yardım etmesini engellemek amacıyla yapılan Kilitbahir Kalesi, günümüzde korunması gereken kültürel varlıklar arasında yer almaktadır. Eceabat ilçesinde bulunan bu görkemli kalenin manzarası gözleri dolduracak kadar muhteşem. Çanakkale’nin o benzersiz denizine bakan yüzü gören herkesi selamlar uzaktan.

Biga Çayı :

Hem doğal bir güzelliğe sahip, hem coğrafyası itibariyle göz dolduran hem de yaz turizmi açısından oldukça rağbet görür Çanakkale.

Tüm güzelliklerini görmek için birkaç gün yetmez. İşte bu hem tarihiyle ünlü hem de tatil bölgesi özelliği taşıyan şehrin bir ilçesi olan Biga, eşsiz bir yapbozun en önemli parçasıdır. Çanakkale’yi özetler adeta.

Biga’da bulunan ve aynı ismi taşıyan Biga Çayı, ilçeyi ikiye bölen bir özelliğe sahiptir. Aynı zamanda bu çayın çevresinde Büyük İskender’in savaştığı bilinmektedir. Yaklaşık olarak 80 kilometre olan Biga Çayı, adeta görülmeye değerdir. Karabiga beldesine sadece 3 kilometre uzaktadır ve çayın iki tarafını süsleyen yeşillikler tarafından gizlenmiştir bu eşsiz doğa harikası. Aynı zamanda Marmara Denizi’ne dökülen Biga Çayı, harika bir uyumla akışını sürdürür. Çevresinde barındırdığı yeşilliklerle bir ahenk oluşturur ve kesinlikle bu ahenge şahit olmalısınız. Suya yansıyan ağaçları gördüğünüzde o an harika bir fotoğraf karesi yakaladığınızı fark edeceksiniz ve çayın bu sıcak görüntüsünü ölümsüzleştirmek isteyeceksiniz.

Bozcaada Tuzburnu Plajı :

Bozcaada’nın bağlı olduğu Çanakkale’de yer alan Bozcaada Tuzburnu Plajı, sakin huzur verici havasıyla çeker kendisine. Anakaradan bakıldığında en solda göz kırpar misafirlerine.

Daha çok lodoslu havalarda tercih edilir ve hızlı tempolarla yürüyüş yaptığınızda ada merkeziyle bir saatlik bir mesafe vardır. Burayı ziyaret ederken Bozcaada’nın o kalpleri heyecanlandıran tarihi yapılarını da görmelisiniz mutlaka. Hala işlevini sürdüren Bozcaada Meryem Ana Kilisesi’ni Bozcaada Kalesi’ni ve diğer büyülü mekanları…

Her şeyi yapar Bozcaada Tuzburnu Plajı sizin için; güneşini verir, suyunu verir, o yeşilliğinde dinlendirir. Tatiliniz sıradan geçmez bu plajda. Bu arada Bozcaada’nın bu güzel plajında dinlenirken birden manzara seyretmek isteyeceksinizdir. O sırada Göztepe sizi bekliyor olacak. Tüm şehir en güzel haliyle sizin için görünecek. 45 dakikalık bir yürüyüşle muhteşem bir manzaraya şahit olacaksınız.

Marmaros Şelalesi :

Marmaros Şelalesi, Gökçeada’da bulunmaktadır ve dünyanın en zengin tatlı su kaynaklarına sahiptir. Marmaros Şelalesi özellikle trekking bakımından yoğun bir ilgi görüyor.

Tropik adalarla yarışacak güzellikte olan bu şelale tam bir doğa harikasıdır ve tabiattaki yeriyle ziyaretçilerini kendine hapsetmesini bilir. Bu şelaleye giderken Uğurlu Köyü’nden Dereköy’e gitmeniz gerekmektedir. Köyün çıkışında sizi hemen yeşillikler içinde bir vadi karşılıyor olacak.

Yarım saatlik yürüyüşünüz ardından ufak çağlayanlar sizi tam şaşkına çevirirken biraz ilerisinde hemen Marmaros’u göreceksiniz ve şaşkınlığınız ikiye katlanacak. Şelalenin suları yazın azalma gösterdiği için ve yazın yangın olayları olma ihtimalinden dolayı ziyarete kapalıdır. Fakat özel bir izinle şelaleyi görebilirsiniz veya ilkbahar aylarının ilk zamanlarını da tercih edebilirsiniz yolculuğa çıkmak için. Nefes alınacak harika bir yer olduğu kanaatine görür görmez varacaksınız.

Zeus Altarı :

Efsane der ki; Zeus, Hera’yı ilk kez burada görmüş ve gördüğü anda da aşık olmuş.

Yolunuz düşer de bir gün İda Dağı’nın tepesine, Zeus Altarı’na çıkarsanız bilin ki elinizi uzatsanız gökyüzüne değecekmiş gibi hissedersiniz kendinizi. Edremit Körfezi ve Midilli Adası tüm görkemiyle ve bir o kadar da sessiz mütevazılığı ile karşınızdadır. Zeus ile Hera’nın Troya Savaşları’nı izlediği tepede şimdi siz durmaktasınızdır ve duyduğunuz tek şey kuşların kanat sesleridir.

Zeus Altarı, onlarca efsaneye ev sahibi olmuş İda Dağı’nda görenleri kendine aşık eden yerlerden belki de en güzeli.

Truva Antik Kenti : Harita

Dünyanın en ünlü arkeolojik kenti olan Truva Antik Kenti, M.Ö. 3000-2500 yıllarında yerleşim yeri olarak kurulduğu bilinmektedir. İlk yerleşim yeri olduğundan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. 1871’de Heinrich Schliemann tarafından burada ilk kazısı yapılmıştır ve hala Tübingen Üniversitesi’nde Prof. Dr. Manfred Korfmann burada arkeolojik kazıları sürdürmektedir. Dünya Miraz Listesi’nde yer alan kent, Çanakkale Boğazı’nda bulunan Karamenderes Nehri’nin Ege Denizi’ne döküldüğü bulunur.

Çanakkale sınırları içerisindeki Ezine ilçesine bağlı olan Truva Antik Kenti’nin bir Türk yurdu olabileceği hakkında görüşler vardır. Sultan ll. Mehmet 1462’de Midilli’yi kuşattığı sırada Truva’da durup, “’Tanrı, yıllar sonra olsa bile, bu kentin ve yaşayanların intikamını bana nasip etmiştir”’ demiş. Kimilerine göre ise Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra Truva’ya gelmiş ve burada Truvalı kahramanların anısına kurban kesip, “’Truvalıların öcünü aldım”’ demiştir. Hatta Mustafa Kemal Atatürk Büyük Taarruzda “’Truva’nın intikamını aldım”’ der.

Truva savaşının yaşandığı bu antik kent ilk kurulduğu dönemden beri önemini hala korumaktadır. Çanakkale’yi ziyarette bulunanların ilk görmek istedikleri yer bu kenttir. Tarihiyle, yaşanmışlığıyla sizi derinliklerine çekecek olan Truva Antik Kenti görmek için daha fazla beklemeyin. Burada yaşayan her medeniyetin izlerini görürken hem heyecanlanacaksınız hem de ilgi çekici olan bu gezinizi bitirmek istemeyeceksiniz.

Assos (Behramkale) : Harita

Ayvacık ilçesinde yeralan Assos dört mevsim yerli ve yabancı turistleri konuk etmektedir. Akropol denizden 238 m. yüksekliğindedir. Athena Tapınağı M.Ö. 6ncı yüzyılda burada aynı yerde yapılmıştır. Biga yarımadası ve Edremit Körfezi’ni koruması özelliği yanında, eski ihtişamı nedeniyle bu Dorik tapınak restore edilmiştir. Tapınağın kalıntılarına vuran ay ışığını seyretmek için bir süre kalıp beklenebilir ya da sabah erkenden kalkıp güneş yavaş yavaş yükselirken şehrin yukarısından Edremit Körfezi’nin şahane görüntüsü izlenebilir ve böylece bu cennet köşesinin neden seçildiği anlaşılır. Tepelerden denize doğru agoralar, bir tiyatro ve bir de Jimnasyum yer almaktadır. Akropol’un kuzey köşesinden, hepsi de 14 üncü yüzyılda Osmanlı Sultanı I. Murat zamanında yapılan bir cami, bir köprü ve bir de kale görülür. Aşağısında ufak ve
sevimli bir liman bulunmaktadır.

Behramkale’nin 25 km. batısında, Gülpınar köyünde M.Ö. 2nci yüzyılda Apollon Smintheus Tapınağı’nın yapıldığı tarihi şehir Chryse yer almaktadır. Gülpınar’ın 15 km. batısında, işaretleri bulunmayan sivri kayalıklı bir sahil boyunca uzanan yolda, denize inen dik yamaçtaki hoş köy evleriyle, Babakale bulunmaktadır.

Ne Yenir?

Balık ve deniz ürünleri
Sargoz, Gökçeada’da en sık rastlanılan balık türüdür. Sargoz’un en lezzetli pişirme şekli ızgarasıdır.

Peynir Helvası
Yoğurtlu Kavurma
Bulgur Sarması
Avunya Mantısı
Sütlü İrmik
Zerde
Şelame
Kaçamak
Biga Peynir Tatlısı
Terbiyeli Köfte
Bakla Keşkeği
Kuzu Kapama
Oğlak Çevirme
Taze Fasulye Basması
Soğanlı Pide
Yoğurtlu Kavurma
Şaşaşura
Köbete
Çanakkale Topları

Harita